Cem yılmaz beni tanıyo, arkadaş yani. Sokağın öbür tarafından bana laf atıyo. Ben de sanki hiç heycanlanmamışım gibi kuul cevaplar veriyorum. Yanına gidip hemen kafasına asetatlar yapıştırıyorum silikonla. Ama çok büyük asetatlar. Sokağın ilerisinde konser var, oraya gitcez beraber. Bi odanın içinde oluveriyorum birden. Meltem geliyo pencereden maymun gibi içeri giriyo. Biyerden bahar geliyo, morali çok bozuk, denemesi çok kötü geçmiş. Sonra sahne önüne doğru gidiyoruz hep beraber. Ama sahneyi geçip daha sakin biyere gidiyoruz, müzik sesinin geldiği. Orda cem yılmaz kayboluyo. Yerde sarhoş insanlar var öküz gibi içmişler. Bi kız, yerdeki çocuğu kaldıramıyo. Yardım ediyim diyorum, çocuğun belinden üstü yok sadece bacakları var. Onlar da titriyo. Bana garip gelmiyo, çünkü "sarhoş oldukça vücut parçalanır" gibi bi mantık var rüyada. Titriyo yerde yatan herkesin bacakları, hepsini acile götürmemiz lazım. Hepsini bi cafeye çıkarıyoruz. Cafenin 4. katında banyo gibi bişey var, orda ön tedavi uygulanacak sonra ambulans alıp götürecek, plan bu. Yukarı döner merdivenlerden çıkıyoruz, merdivenleri inceliyorum. Tam o sırada elimdeki bacaklar bütün vücut oluveriyo. Kes beni diye inliyo vücut. O sırada atılla ben bu cafenin çok güzel oldugunu, şunları bıraktıktan sonra bizimkileri çağırıp biraz oturabileceğimizi düşünüyoruz. O arada uyanıyorum...
Aslında "kes beni" diye inlemesine rağmen korku içerikli bi rüya değildi, uyanınca anladım korkunç bişey olduğunu. Ayrıca mimarlığın hayatıma bu kadar saçma işlemesine de sinir oldum. Kafasına asetat yapıştırmak ne lan. Noluyo yani yapıştırınca onu da anlamadım. Ya da en telaşlı anda merdivenleri incelemek falan. Neyse efendim çok daha karmaşık ve saçma rüyalarla yakında karşınızdayım HHeheheheyyy. (Meltem seni seviyorum)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder