14 Mart 2012 Çarşamba

Flashback

1. sınıfa gidiyodum ve sabah asla uyanamayan mete'nin şu anlatacağım anıları sahiplenmesi mümkün değil ; sabah 6buçukta (!) kalkıp Çamlık'a spora gittim bi süre. Ama işin garip tarafı spor arkadaşlarımın annem ve anneannem olması. Denizli'de oturanlar bilir, Çamlık'a spora gidenler en az itfaiyenin oraya kadar giderler. Biz de o "en az" grubundanız, dağa doğru çıkmıyoruz yani.

Neyse işte yaptığımız şey de aslında bi bok değil, onlar yürüyor bense arada artislik olsun diye koşuyorum sonra onları bekliyorum. Dönüşte de çoğu zaman ordaki parkta annemi sallardım , salıncağa bindirip.

Aslında spor bahaneymiş şimdi anlıyorum, çocukken cidden sağlıklıyım sportmenim falan havalarındaydım. Maksat o temiz ortamın tadına bakmakmış. Çok güzeldi ama cidden , hiç tanımadığın amcaların sana günaydın demesi, hafif serin havanın verdiği salak gülümsemeler falan. Sonra eve dönerken sıcacık ekmek veya simit alınırdı ohh..

Sonra annem kahvaltıyı hazırlarken önce asena çıkardı o yıllarda. Nedense hep aynı saatte, sabah 7buçukta başlardı. Yarım saat sonra da tsubasa ! Kahvaltımı da sobanın yanında haşlanmış yumurtamla (az pişmiş) yapardım. Allahım zevkee bak uleeeen gaza geldim ..

Ters olan şey ise , hayatım boyunca sabah uyanamamaktan çektim, derslerde uyumaktan çektim, oturduğumuz cafelerde uyumaktan arkadaşlarımdan azar işittim. Peki ya bu metenin nası olur da böyle bi dönemi olur, okula gidene kadar günün yarısına gelmiş olur ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder