Ama ben en yakın zamanda bir bildirge yayınlayacağım. Bu akrabalarımızla ilgili en spesifik bilgileri vereceğim. Böylece kurtarma operasyonunda öncelik tanınmasını isteyebileceğim. Girişi şöyle yapmayı düşünüyorum; Onlar hala "^^21" de sıkışmış durumda ve teknolojileri yeterli değil. Ve gezegene yeni isim bulmuşlar; "Dünya". Neden gidip onlarla iletişime geçmeyelim ki? Çeviri ekibimiz teknolojisini çok geliştirdi, bilgi yakalayıcı sistemini (BYS) de kullanarak dillerini çözebiliriz. Ama sanırım birden fazla dil kullanıyorlarmış, çok ilginç. Kendimiz için öyle bir sistemi hayal bile edemiyorum. Neyse en yaygın hangi dili kullanıyorlarsa o dilden başlarız. Çünkü acelemiz var. Benim düşüncem şudur; boşta çok fazla karadelik stoğumuz var. Onlara bu teklifle gitmeliyiz, çünkü geçmişimizden biliyoruz, zamanla boğuşmak kadar zor bir şey yok şu evrende. Ne kütle çekimi, ne de çarpışmalar. Ayrıca evrene saçtığımız X-ışınlarını da farketmiş durumdalar. Elbette bu bizi keşfetmeleri için imkansız bir bilgi ama en azından inandırıcılığımızı artırır. Olay ufkundan çok fazla korkuyorlar. Hatta gözlemleyemiyorlar bile, kuantum teoremleri tam gelişmemiş durumda. Ama kurula bu teklifimi sunup, bir an önce solucan deliğine bir ekip bırakmalarını ve "^^21" e ulaşmalarını isteyeceğim. Hatta ekibin başına beni vermelerini arz edeceğim. Umarım iyi haberler gelir, bugünlük bu kadar. Bu arada sinirlensem de röportaj için gelen genci suçlamıyorum yanlış anlaşılmasın. Yarın görüşürüz.
13 Nisan 2014 Pazar
^1 Günlükleri
Yine genç ve meraklı öğrencilerden birisi geldi bugün. Her zaman onların gelişine çok heyecanlansam da hiçbir zaman bunu kendilerine belli etmedim. Bugünkü genç bize en çok sorulan soruyu sordu; görünürde bir savaş düşünüyor musunuz? Ne çok seviyorlar savaş haberlerini, hemen senaryolar yazalım, oyunlar üretelim istiyorlar. Aslında çok iyi anlıyorum bu heyecanı. Onları bu şevke iten bizler ve bir önceki jenerasyon aslında. Eğer biz evrendeki bilgileri yakalayıp yutan sistemlerimizi geliştirmeseydik, ellerine bu kadar malzeme vermeyecektik. Acaba gizli mi tutmalıydık bu bilgileri? Halka sunmamalı mıydık? Sanmıyorum, doğru yaptık bence. Akrabalarımızın ne halde olduklarını bilmek onların da hakkı. Üstelik sistemin yakaladığı ve beni en çok etkileyen bilgi, eski evimizde akrabalarımızın oluşu! İnanamıyorum, hala zamanla uğraşıyorlar. Yaşlanıyorlar, ölüyorlar. Ben burada onlara acırken, genç beyinler gelip savaş olacak mı diye soruyor!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder