Ne zamandır yazamadım, çok yoğunuz. Geçenlerde kurulda toplantı yaptık. ^^21'e ekip gönderme teklifimi sunmaya fırsatım bile doğru dürüst olmadı. Gündem şu aralar çok yoğun çünkü yenilikçi malzemelerin bulunuşuyla karadelik ağzına filtre yapımı söz konusu. Eğer mühendisler bunu başarırlarsa evren dışı çabayla üretilmiş ilk geri sekme sistemi olacak. Karadeliğin pençesine düşen istemediğimiz oluşumları geri çevirebileceğiz. Fakat bunu tek bir madde için bile kullanmak oldukça pahalı. Keyfimizce kullanamayacağız, ki kullanmamamız da gerekir bana kalırsa. Bu güne kadar varımızı yoğumuzu karadelik kapısından içeri giren tehlikeli maddeleri pasif hale getirmeye adadık, doğrudur. Fakat aynı zamanda çok şey de öğrendik, teknolojimizin evrende eşi bulunamaz hale gelmesinin yegane sebebi budur. Korkularımız bizi güçlendirdi. Şuan bir çok şeye sahibiz, kendi ürettiğimiz çekim sistemleri, enerji akımlarını kontrol eden sistemler, alıcılarımızın hassaslığı ve son olarak istediğimiz performanstaki hammeddeyi üretmek için atomları çakıştırarak yeni bir madde üretmeyi başaran laboratuvarlarımız. Aslında şunu farkediyorum, geçmişimize bu kadar hakim oluşumuz bizi özümüze bağlı kılıyor. İlla eski yer çekiminin bir simülasyonuna bağlanıyoruz mesela. Çekimi seviyoruz. Halbuki çekimsizlik bedenin özgürlüğü sayılabilir. Ama biz karadelik içinde bile olsak, illa ki bir yere dayanmak istiyoruz. Sırf bu yüzden portatif çekim simülasyonu sektörü aldı başını gidiyor. Tabi eleştirilmesi gereken bir şey değil bu. Her zaman daha iyisini bulacağımız artık neredeyse kesin, geçmişe dönmenin hiç bir zararı yok. Mevcut teknolojiyi koruduğumuz sürece...
Bu arada yapı sektöründe çekimli ve çekimsiz yapılar birbirine entegre olmaya başladı. Oldukça heyecan verici bir gelişme, bunun üzerine bir araştırma yapmalıyım. Kurulun peşinde koşturmaktan çok sıkıldım, yeni bir uğraş bulmam lazım. ^^21 orada bizi beklerken saçma sapan şeylerle uğraşıyoruz. Buradaki 1 gün onlarda yaklaşık 1.000 güne denk geliyor. Tabi burada günleri sayan bile yok. Onlar ^^18 e göre yaşıyorlar üstelik günlerinin yarısında bedenlerini dinlendiriyorlar, pasif hale geliyorlar. Neyse acele etmemiz lazım. Filtreymiş...
19 Nisan 2014 Cumartesi
13 Nisan 2014 Pazar
^1 Günlükleri
Yine genç ve meraklı öğrencilerden birisi geldi bugün. Her zaman onların gelişine çok heyecanlansam da hiçbir zaman bunu kendilerine belli etmedim. Bugünkü genç bize en çok sorulan soruyu sordu; görünürde bir savaş düşünüyor musunuz? Ne çok seviyorlar savaş haberlerini, hemen senaryolar yazalım, oyunlar üretelim istiyorlar. Aslında çok iyi anlıyorum bu heyecanı. Onları bu şevke iten bizler ve bir önceki jenerasyon aslında. Eğer biz evrendeki bilgileri yakalayıp yutan sistemlerimizi geliştirmeseydik, ellerine bu kadar malzeme vermeyecektik. Acaba gizli mi tutmalıydık bu bilgileri? Halka sunmamalı mıydık? Sanmıyorum, doğru yaptık bence. Akrabalarımızın ne halde olduklarını bilmek onların da hakkı. Üstelik sistemin yakaladığı ve beni en çok etkileyen bilgi, eski evimizde akrabalarımızın oluşu! İnanamıyorum, hala zamanla uğraşıyorlar. Yaşlanıyorlar, ölüyorlar. Ben burada onlara acırken, genç beyinler gelip savaş olacak mı diye soruyor!
Ama ben en yakın zamanda bir bildirge yayınlayacağım. Bu akrabalarımızla ilgili en spesifik bilgileri vereceğim. Böylece kurtarma operasyonunda öncelik tanınmasını isteyebileceğim. Girişi şöyle yapmayı düşünüyorum; Onlar hala "^^21" de sıkışmış durumda ve teknolojileri yeterli değil. Ve gezegene yeni isim bulmuşlar; "Dünya". Neden gidip onlarla iletişime geçmeyelim ki? Çeviri ekibimiz teknolojisini çok geliştirdi, bilgi yakalayıcı sistemini (BYS) de kullanarak dillerini çözebiliriz. Ama sanırım birden fazla dil kullanıyorlarmış, çok ilginç. Kendimiz için öyle bir sistemi hayal bile edemiyorum. Neyse en yaygın hangi dili kullanıyorlarsa o dilden başlarız. Çünkü acelemiz var. Benim düşüncem şudur; boşta çok fazla karadelik stoğumuz var. Onlara bu teklifle gitmeliyiz, çünkü geçmişimizden biliyoruz, zamanla boğuşmak kadar zor bir şey yok şu evrende. Ne kütle çekimi, ne de çarpışmalar. Ayrıca evrene saçtığımız X-ışınlarını da farketmiş durumdalar. Elbette bu bizi keşfetmeleri için imkansız bir bilgi ama en azından inandırıcılığımızı artırır. Olay ufkundan çok fazla korkuyorlar. Hatta gözlemleyemiyorlar bile, kuantum teoremleri tam gelişmemiş durumda. Ama kurula bu teklifimi sunup, bir an önce solucan deliğine bir ekip bırakmalarını ve "^^21" e ulaşmalarını isteyeceğim. Hatta ekibin başına beni vermelerini arz edeceğim. Umarım iyi haberler gelir, bugünlük bu kadar. Bu arada sinirlensem de röportaj için gelen genci suçlamıyorum yanlış anlaşılmasın. Yarın görüşürüz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)