Denizli'deyim yakın arkadaşlarımla birlikte bi 10 kişi kadar varız ve bilmediğim sokaklarda dolaşıyoruz. Hani olur ya Dünya'nın basıklığından dolayı bazı bölgelerde yerçekimi katsayısı farklıdır. Bilinçaltımdaki bu bilgi üzerine Denizli'de bir sokakta yerçekimi sıfıra yakın ve biz o sokağa giriyoruz.
Aslında böyle bir rüya gördüğüm için çok heyecanlandım çünkü gerçekten çekimsiz uçmak ne demek hissettim. Hatta grup içinde en iyi ben uçuyorum. Kendimi bir yerde ittiriyorum bir yere uçuyorum deli gibi. Sokağın içinde bi yarım saat kadar eğlendikten sonra ben yukarıya doğru uçmayı denemek istiyorum. Diyorum ki o minicik yerçekimiyle geri dönerim, bu arada yukarıdaki elektrik tellerine bakıyorum, rotamı hesaplıyorum ki onlara çarpmıyım diye. Bu arada 2 tanesine aynı anda değersem çarpılacağımı düşünüyorum falan filan. Rüya ya, her taraf deli gibi elektrik telleriyle örülü.
Neyse ben bi şekilde yırtıyorum çarpmadan, yukarı doğru havalanıyorum. Sonra daha fazla, ve daha fazla havalanıyorum. Uzaya doğru ilerlemeye başlıyorum, gitgide korkuyorum da. Haa söylemeyi unuttum tüm bunlar olurken Bilge'yle telefonda konuşuyorum. elimde telefon yok ama teknoloji gelişmiş konuşuyorum işte bişey olmadan. Neyse yükselirken, dünya küçülmeye başladı, güneş sistemi küçülmeye başladı, samanyolu küçülmeye başladı , diğer galaksiler falan derken evren bitti ! Ve nası bişey oldu biliyor musunuz, nasıl anlatayım, 120 cm'e 250 cm bir dikdörtgen tepsi düşünün. Bütün gezegenler bir çakıl taşı gibi tepsinin üzerinde. Ben de tepsinin üzerinde oturuyorum. Kıçımla kaç tane gezegeni yörüngesinden çıkardığımı siz düşünün. Bilge'ye diyorum ki Bilge naapcam geri dönemiyorum ! Dünya'yı bulamıyorum tepsi üzerinde. Acayip bir endişe sarıyo içimi hayatım bitti diye, zaten bugünlerde çok ölüyorum rüyalarımda. Bilge'de gayet sakin bir şekilde bulursun ya ordadır diyor, iyice sinir oluyorum. Neyse efendim çakıl gezegenlerin arasında Dünya'yı ararken bi bakıyorum hop elime gelmiş Dünya. Bilge buldum diyorum , Bilge'den ses yok. Bilgeeeeeee diyorum yine ses yok. Sonra düşünüyorum ulan salak mete Dünya'nın derecesini 1 santigrat bile artırsan insanlığın kökü kuruyor, zort diye ordan oraya oynatılır mı koca Dünya.
Anlıycağınız kıyameti koparıyorum saçma sapan bir hareketle. Resmen üzüntüden kafayı yiyorum bağırıyorum ALOO ALOOOO diye. Tam o anda bağırarak uyanmışım, öyle diyorlar. İnşallah hayra alamettir a dostlar, ama şunu kesinlikle söylemeliyim ki, yerçekimsiz ortamda acayip eğlendim, herkesin bi denemesi lazım. Gördüğüm en fantastik rüya da böyleydi işteeeh.