Buradan okuyabilirsiniz tamamını.. E-book tadında.
http://issuu.com/metecemarabaci/docs/a6_kitap____k3
Strestopum
Çocukken çocukluğunun farkında olduğunu zanneden biriymişim
23 Ekim 2015 Cuma
25 Mart 2015 Çarşamba
Olsh - 1
Kahvaltı kokusu mu bu? Galiba… Ağaca ne oldu, nereye gitti? Peşinden gitmek istemiyorum, korkuyorum. Ne kadar yakışıklı bir ağaçtı.
Kahvaltı kokusu mu bu? Yine bütün evi sarmış. Uyanmak istemiyorum, ağacın arkasından koşayım. Bir dakika! Bugün tatil!
Olsh apar topar yatağından kalktı hemen perdelerini araladı. Yine turist kalabalığı evin önünde vızıldamaya başlamıştı!
Bu nasıl bir ses. Üstlerine tükürmek istiyorum, neden biz bu insanları her gün ağırlamak zorundayız. Üstelik tatil günlerinde tam bir böcek sürüsü oluyorlar. Neden annem bu insanlara yardım ediyor? Neden sadece bizler aynı saatte kahvaltı yapıyoruz?
Olsh bir tatil gününe daha kahvaltı yapmadan başladı ve ceketini aldığı gibi dışarı fırladı. Turist kafilesinin meraklı bakışları arasından sıyrılıp yoluna koyuldu. En yakın arkadaşı Dab onun her tatil gününde buluşup eğlendiği kişi olurdu. Ama kim bilir neredeydi şimdi Dab. Evin etrafında mahalle arkadaşlarının çok kullandığı birkaç yere baktı fakat bulamadı. Sahile gitmiştir diye düşündü, tatil gününde başka nereye gidebilirdi ki? Sokağın ucunda bir SOA butonu gözüne kestirdi. Hemen çalıştırdı fakat sahilde de yoktu Dab. Demek ki o da sıkılmış, kesin bir uğraş bulmuştur kendine diye düşündü Olsh. Aramaya koyuldu, küçücük adada en fazla birkaç saatte bulurdu onu, yerin dibine girmemişti ya. En yakın duraktan bulduğu ilk telefaytona bindi. Bir sonraki durağa gidip “Turistik Komünal Alan”.
19 Ağustos 2014 Salı
^1 Günlükleri 'Final
Hala yaşadığım şokun etkisinden çıkamadım. Birkaç gündür etrafa boş boş bakıyorum. Günlük yazdığımı bile daha yeni hatırladım sanki. Tüm bildiklerimi tane tane anlatmaya çalışacağım fakat benim bile beynim patlamak üzere, bir süre sonra kaldıramamaya başladım bu kadar yeni bilgiyi. Sanki ilk kez okula başlamışım gibi tarihimi, anatomimi, kültürümü hatta kimliğimi bile ilk kez öğreniyorum. Beni belirli aralıklarla seansa sokuyorlar ve yeniden doğmamı sağlıyorlar.
İlk olarak bana kendi tarihlerinden bahsettiler. Kendilerine Elcaro diyorlar. Bu insan ırkı bundan yaklaşık 23 ışık yılı önce (Elcaro zaman sistemine göre) ^^21'de yaşayan bir ırktı. Teknolojik gelişmeler gezegeni terketmeye elverişliydi. ^^21 kaynaklarını tükettikleri için buna ihtiyaç duydular. Boşalan gezegeni ise adeta devasa bir laboratuvara dönüştürdüler. Bu teknoloji o kadar hızlı gelişiyordu ki mekanik gelişmeleri atlayıp bir an önce biyolojik deneylere geçtiler. Kısacası robot yapmayı bırakmışlardı, artık insan üretiyorlardı! Bu el yapımı insanları doğal ortamlarına bırakıyorlar ve birbirleriyle nasıl iletişim kurduklarını inceliyorlardı. Çok kısa bir süre içinde sorun çıkaran insan modellerini elediler ve "mükemmel insan"a ulaştılar.
Artık insan ırkının yaşamasına en elverişli gezegende sadece büyük deneyler yapılıyor böylece kendi yönetimlerinde hata payını sıfıra indiriyorlardı. Saf insan topluluğu olan Elcaro'da ortaya atılan bir tasarı yapay insanlarla ^^21'de deneyimleniyor; sonuç başarılıysa tasarı onaylanıyor, başarısızsa bir an evvel vazgeçiliyordu. Yapay insanlar kendilerini simule eden Elcaro'dan habersiz medeniyet seviyesiyle övünüyor fakat başarısız deneyler sonucu oluşan savaşlar,toplu hastalıklar hatta doğal afetlerle mücadele ederek yaşamaya çalışıyorlardı.
Yıllar geçtikçe yapay insan ırkı teknolojisini bir şekilde geliştirmeyi başardı ve uzay seyahatleri başladı, ardından önce ayda sonra gezegenlerde kolonileşmeler beraberinde geldi ve son olarak karadelikleri keşfettiler. Tüm bu gelişmelerin sonunda ise yapay insanlar ^1 karadeliğini keşfedip yerleşmeye karar verdiler. Yani biz! Şuan yanımda oturan insanların elleriyle üretilen organizmaların soyundan geldiğime inanamıyorum! Biz ki, kendimizi evrenin en güçlü ırkı zannederken yaptığımız her hareketin kontrol altında tutulduğunu öğrenmek akıllara durgunluk veriyor. Peki ^^21'de bulunduğumuz zamandan bu yana kendilerini bizden gizlemeyi başaran Elcaro neden beni tercih etti? İlk olarak bunu tam olarak anlayamamıştım. Fakat sonradan öğrendiğime göre bunca yıldır tüketime ve yükselmeye eğilim gösteren yapay insanlar arasında geçmişine ilgi duyan birisi olarak tespit edilmişim. Üzerimde birkaç çalışma yapılacak, bu parazitin nedenleri araştırılacak ve rapor edilecek. Ardından yeni versiyonlar üzerine benimle beraber çalışacaklarını söylediler. Ekip olarak geri gönderilmemiz imkansız olacağı için ben yeni versiyonlar üzerinde çalıştırılacağım, ekibim ise iyi şartlar altında teknisyen olarak çalıştırılacaklar. Burada ne bir agresiflik ne bir acımasızlık ne de bir haksızlık söz konusu. Ama her ne olursa olsun tüm bunlar bizi denek olarak kullanıp, hayatımızı sömürdükleri gerçeğini değiştirmiyor.
15 Ağustos 2014 Cuma
^1 Günlükleri '10
Kaçtık! Düşündüğümden çok daha kolay oldu. Rütbem gereği kaçış anında şüphe uyandırmadım fakat ekip olarak yokluğumuz mutlaka anlaşılacaktır.
Bugünden sonra yazacaklarım belki ileride yeni bir çağa ışık olabilir. Olabilir diyorum çünkü ben de tam olarak daha aydınlanmadım. Ama bir şeyler döndüğü çok belli çünkü tüm evrene hakim bir ırkın bulunduğu karadeliğe, direkt olarak bir özneyi hedef alıp (yani beni) mesaj gönderip iletebilmek ve hiç bir güvenlik sistemine yakalanmamak normal bir olay değil. Üstelik şuan tamamen yönlendirildiğimin farkındayım ve kontrolü onlara bıraktım. Çünkü biliyorum ben o eski film senaryolarındaki şüpheci ve seçilmiş kişiyim. Bunu nasıl anlamış olabilirler? Bu günlük dışında hiçbir yere memnuniyetsizliğimi dile getirmiyorum.
Bir dakika, tabi ya! ^^21'e ulaşma isteğim ve bu teklifimin geri çevrilmesi belki tüm bunları tetiklemiştir. Odamın dışında ^^21 kelimesinin geçtiği tek an. Acaba kurulda casus mu var? Nasıl haberleri olabilir? Neyse şuan için önceliğim oraya ulaşmak. Onların ^^21'e ilgisi olduğunu neredeyse kanıtlamıştım. Belki beni bir yol gösterici olarak kabul edecekler. Ama elimde herhangi bir teknik bilgi yok ki. Acaba hayatımı ve düşüncelerimi tehlikeye mi atıyorum?
Neyse bu kadar adım geldim ve bir kurgunun içine girdim, bir hiç uğruna ölmek bunun sonucu olamaz. Bu arada hala hedefe ulaşamadık, zamanın baskısını üzerimde hissediyorum, ^1 karadeliğinden ilk kez bu kadar uzaklaşıyorum. Ekibi dinamik tutmak benim görevim, hepsi benim için bu görevi kabul ettiler. Bu yüzden uzay aracında bile günlük yazmak kafamdakileri toparlamamı sağlıyor.
2 Temmuz 2014 Çarşamba
^1 Günlükleri '9
İçimde insanlarla iletişime geçme heyecanı gitgide büyüyor. Kafamda bir kaçış projesi oluşmaya başladı. Kuruldan gizlice bu görevimi sonlandırmalıyım. Planlı bir şekilde ilerlemek için 3 departman belirledim: Ulaşım Ekibi, İletişim Ekibi ve olası durumlar için Savaş Ekibi. Ekipler tamamen güvenilir kişilerden oluşmak zorundaydı. Bu yüzden çevremdeki insanları listeme eklemeye başladım.
Bizi en çok yoracak iş iletişim olacak. Bu yüzden ^^21'deki insanların dillerini araştırmaya başladım bile. Özellikle kullandığı özel isimler çok farklıydı. Mesela onlar ^^21'e Dünya, ^^18'e Güneş, ++3'e Samanyolu, ^^3'e de Sagittarius A* diyorlar. Onlarla ilgili edindiğim her bilgi beni şaşırtmaya devam ediyor.
Liste yavaş yavaş belli olmaya başladıktan sonra ekipmanların listesine geçtim. Kullanacağımız taşıtlar ve araçlar bir an önce ve gizlice imal edilmesi gerekiyordu. Ve tabi ki kullanacağımız kaçış rotası... Aşağıdaki solucan deliğini kullanarak uzay-zamanı bükeceğiz ve ^^3'ten (yani onların deyimiyle Sagittarius A*) çıkacağız. İşin sonunda beni orada bekleyenin ne olacağını merak ediyorum. Normalde gözlemleyemediğimiz bir cisim biz oraya gittiğimizde umarım karşımıza çıkar. İnanıyorum ki çıkacak.
Evet günlüğü yazmak hem heyecanlı oluyor hem de süreç kayıt altına alınmış oluyor fakat önümüzdeki günlerde her şeyi organize etmem gerekeceği için en az kaçış gününe kadar yazmayacağım. Umarım bir sonraki sayfada size olumlu haberlerle döner, ekipmanlarım ve ekibimle yolda olurum. ^^3'te görüşürüz !
Bizi en çok yoracak iş iletişim olacak. Bu yüzden ^^21'deki insanların dillerini araştırmaya başladım bile. Özellikle kullandığı özel isimler çok farklıydı. Mesela onlar ^^21'e Dünya, ^^18'e Güneş, ++3'e Samanyolu, ^^3'e de Sagittarius A* diyorlar. Onlarla ilgili edindiğim her bilgi beni şaşırtmaya devam ediyor.
Liste yavaş yavaş belli olmaya başladıktan sonra ekipmanların listesine geçtim. Kullanacağımız taşıtlar ve araçlar bir an önce ve gizlice imal edilmesi gerekiyordu. Ve tabi ki kullanacağımız kaçış rotası... Aşağıdaki solucan deliğini kullanarak uzay-zamanı bükeceğiz ve ^^3'ten (yani onların deyimiyle Sagittarius A*) çıkacağız. İşin sonunda beni orada bekleyenin ne olacağını merak ediyorum. Normalde gözlemleyemediğimiz bir cisim biz oraya gittiğimizde umarım karşımıza çıkar. İnanıyorum ki çıkacak.
Evet günlüğü yazmak hem heyecanlı oluyor hem de süreç kayıt altına alınmış oluyor fakat önümüzdeki günlerde her şeyi organize etmem gerekeceği için en az kaçış gününe kadar yazmayacağım. Umarım bir sonraki sayfada size olumlu haberlerle döner, ekipmanlarım ve ekibimle yolda olurum. ^^3'te görüşürüz !
29 Haziran 2014 Pazar
^1 Günlükleri '8
Sanırım bu şeyi çözdüm. Belirli aralıklarla çektiğim fotoğrafları karşılaştırdım ve farkettim ki bu moleküle benzeyen şeyin içindeki her bir küçük kütlenin kendi yörüngesi var. Birbiri etrafında dönen bu kütlecikler uzay-zamanın sadece bir parçası gibi davranıyordu. Bu şifreyi çözecek tek şey tabi ki parametre robotları olabilirdi. Hemen tüm verileri robota yükledim ve yörünge sürelerini ve kütlelerini oranlamasını istedim. Çıkan sonuç tam da beklediğim gibi, bu bir haritaydı! Üstelik robot sabit olan kütlenin %97 ihtimalle ^^3 olduğunu söylüyordu. Yani ++3 galaksisinin merkezindeki küçük ölçekli bir karadelik. Diğer bütün kütleler onun çevresinde dönüyordu. Kısacası elimde adeta ++3 galaksisini tutuyordum.
Artık anlamıştım ki bu bana gönderilen bir mesajdı. Çünkü ^1'de benden başka ^^21 ile ilgilenen kimse yoktu. ^^21 , ++3 galaksisinde bulunuyordu. Benim elimdeki bu modelde ise ^^3 ve ^^18 sistemi dışındaki diğer yıldızlar yoktu. Bunun nedenini anlamak için parametre robotunun raporunu elime aldım. Ancak farklı bir sorunla karşılaştım. Hata raporunda parametreye uymayan bir kütle olduğu yazıyordu. Gerçekte hiç olmayan bir kütle. Hemen elime modeli aldım. Bu küçücük parçayı buldum ve sonuç inanılmaz! Az da olsa titriyordu!
Bulmacayı yavaş yavaş çözüyordum ve bütün bunlar doğru yolda ilerlediğimin habercisiydi. Ve artık anladım ki diğer yıldızların olmamasının nedeni birileri beni çağırıyordu ve gitmem gereken yerin koordinatlarını eksiksiz bana ulaştırmıştı. Ayrıntılara gerek yoktu. Şuan için bildiğim tek şey var, bu macerada yalnız olmam gerekiyordu.
Artık anlamıştım ki bu bana gönderilen bir mesajdı. Çünkü ^1'de benden başka ^^21 ile ilgilenen kimse yoktu. ^^21 , ++3 galaksisinde bulunuyordu. Benim elimdeki bu modelde ise ^^3 ve ^^18 sistemi dışındaki diğer yıldızlar yoktu. Bunun nedenini anlamak için parametre robotunun raporunu elime aldım. Ancak farklı bir sorunla karşılaştım. Hata raporunda parametreye uymayan bir kütle olduğu yazıyordu. Gerçekte hiç olmayan bir kütle. Hemen elime modeli aldım. Bu küçücük parçayı buldum ve sonuç inanılmaz! Az da olsa titriyordu!
Bulmacayı yavaş yavaş çözüyordum ve bütün bunlar doğru yolda ilerlediğimin habercisiydi. Ve artık anladım ki diğer yıldızların olmamasının nedeni birileri beni çağırıyordu ve gitmem gereken yerin koordinatlarını eksiksiz bana ulaştırmıştı. Ayrıntılara gerek yoktu. Şuan için bildiğim tek şey var, bu macerada yalnız olmam gerekiyordu.
24 Haziran 2014 Salı
^1 Günlükleri '7
Çok uzun ve esrarengiz bir gündü. 1 hafta boyunca yoğunluktan yazamadım fakat bugün heyecandan koşarak günlüğü elime aldım ve yazmaya başlıyorum. Öncelikle bugün ^^^13 gezegeni yuvasına oturdu. Tüm sistem tatbikatlarda olduğu gibi başarılı bir performans gösterdi. Bir beyaz cüceden bile binlerce kat daha küçük olan bu gezegen adeta deneme sayılabilecek bir tecrübe yaşattı bize. Yarı çapı yaklaşık 8000 kilometre, sıcaklığı ise -200 santigrat'a yakındı ve tamamen buz ve engebeli bir topoğrafyaya sahipti.
Enerjisi durulduktan sonra tüm sistemi kapattık ve küçük bir kutlama gerçekleştirdik. Hemen ardından araştırma ekibimi alıp inceleme yapmak için gezegenin bulunduğu alana doğru yola çıktık.Oraya vardığımızda yoğun bir gaz bulutu bizi oldukça zorladı. ^^^13 çoktan karadeliğin yapısına karışmaya başlamıştı bile. Formunu kaybediyordu ve sıcaklığı yükseliyordu. Kabuğu tamamen bozulmadan oraya ulaşmamız lazımdı ve ulaştık da...
Orada örnekler toplamaya başladık ve koruyucu kapsülün içine girip bizzat kendim inip incelemek istedim. İşte tam o sırada hayatımı değiştiren bir olay gerçekleşti. Havada uçan bir çok parçacığın arasından sıyrılıp gelen bir madde topluluğu tam yüzümün önünde durdu. Sanki beni arıyordu ve sonunda buldu. Durduktan sonra titreşime ve dönmeye başladı, beni gördüğüne çok sevinmiş gibiydi. Onunla iletişime geçmeye başlamıştım. Ardından kapsülden elimi çıkardım ve onu incelemeye çalıştım. Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim, bir molekülü andırıyordu ve çok küçük birimlerin bir araya gelmesinden oluşmuş bir yapıydı. Üstelik bu birimler canlı gibiydi fakat taklit yapıyorlardı. Hepsi bir araya gelmiş bana bir şeyler anlatmaya çalışıyorlardı sanki. Ve o anda farkettim ki ben ekipten uzaklaştığım anda yanıma gelmişti bu şey. Hemen onu kendi örnek bölmeme yerleştirdim. Kimseye göstermeden odama kadar getirdim. Şuan yanımda duruyor, enerjisini tüketti. Artık ne bir ışık yayıyor ne de hareket ediyor. Ama hala onu çözmemi istiyor. Kimseye bu durumdan bahsetmeyeceğim çünkü kurulun onu alıp çok bilmişlerin elinde harcayacağından eminim. Keşke elimden bir şey gelse...
Enerjisi durulduktan sonra tüm sistemi kapattık ve küçük bir kutlama gerçekleştirdik. Hemen ardından araştırma ekibimi alıp inceleme yapmak için gezegenin bulunduğu alana doğru yola çıktık.Oraya vardığımızda yoğun bir gaz bulutu bizi oldukça zorladı. ^^^13 çoktan karadeliğin yapısına karışmaya başlamıştı bile. Formunu kaybediyordu ve sıcaklığı yükseliyordu. Kabuğu tamamen bozulmadan oraya ulaşmamız lazımdı ve ulaştık da...
Orada örnekler toplamaya başladık ve koruyucu kapsülün içine girip bizzat kendim inip incelemek istedim. İşte tam o sırada hayatımı değiştiren bir olay gerçekleşti. Havada uçan bir çok parçacığın arasından sıyrılıp gelen bir madde topluluğu tam yüzümün önünde durdu. Sanki beni arıyordu ve sonunda buldu. Durduktan sonra titreşime ve dönmeye başladı, beni gördüğüne çok sevinmiş gibiydi. Onunla iletişime geçmeye başlamıştım. Ardından kapsülden elimi çıkardım ve onu incelemeye çalıştım. Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim, bir molekülü andırıyordu ve çok küçük birimlerin bir araya gelmesinden oluşmuş bir yapıydı. Üstelik bu birimler canlı gibiydi fakat taklit yapıyorlardı. Hepsi bir araya gelmiş bana bir şeyler anlatmaya çalışıyorlardı sanki. Ve o anda farkettim ki ben ekipten uzaklaştığım anda yanıma gelmişti bu şey. Hemen onu kendi örnek bölmeme yerleştirdim. Kimseye göstermeden odama kadar getirdim. Şuan yanımda duruyor, enerjisini tüketti. Artık ne bir ışık yayıyor ne de hareket ediyor. Ama hala onu çözmemi istiyor. Kimseye bu durumdan bahsetmeyeceğim çünkü kurulun onu alıp çok bilmişlerin elinde harcayacağından eminim. Keşke elimden bir şey gelse...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)